28 Eylül 2009 Pazartesi

Gelme

baktığın yerde karanlık bir tomurcuk bırakıyorum
çarşılar avuçlarında aykırı
sokakların lisanı adımlarında
gelme, geldiğinde her şey yitiriyor kendini
vurgun: ölümlerin en kostağı
vurgun ölümlerden kaçgun yanımız
konaklarda boğulmuş eski bir ana
şöyle buyurur:

sen seç kendine bir hayat
ve öylesine yaşa, nasılsa
kaldığın yerden vurgun sürdürür
ve hep bak kendine
birörnek aynalara asi bir suret bırak
baktıkça gözlerin
kendini öldürür...

Murathan Mungan

06 Ağustos 2009 Perşembe

Gitmeyi öğrettiler bana ..

Gitmeyi öğrettiler bana, kalmak nasıldır..?
nasıldır bir göğüste endişesiz uyumak..?

ne zaman düştün sol yanıma da, vuruldum sözlerimden
benim yazım değilsin, korkarım kışım da
tenimde çıldırmış bir dilek tutuşturur iliklerimi
sen ateşsin
saat 17.28
kimbilir, şimdi neredesin

yoruldum korktuğum yangınlara yakalanmaktan
suya düştü intihar, boğuldu son bakış
kimi istesem uzaktır kıyı boyları
vedalar alnıma işlenmiş, nakış nakış

aşk! Sevdiğim ama dokunamadığım çiçek
kulaç attığım dalgalara sıkıştı haykırışım
gitmeyi öğrettiler bana, kalmak nasıldır..?
nasıldır bir göğüste endişesiz uyumak..?
yırttığım takvim yapraklarında ağlıyor çocukluğum
söylesene, nasıldır dudaklarını bir dudakta uyutmak..?

ne zaman girdin aklıma da, karıştım gecelerde
benim sevdam değilsin, korkarım sevenim de
yürekte şaha kalkmış bir arzu ıslatır dilimi
sen havasın
saat 22.16
kimbilir, şimdi hangi kuytudasın

arındım ve çözüldüm geçmişin kirli nefesinden
geceye düştü uyku, titredi acı soluk
kimi çağırdıysam, kapalıdır seslerinin yolu
üşümeler içimden akıyor, oluk oluk

tutku! Bildiğim ama gösteremediğim resim
akıttığım renklere takıldı gül yüzlü uçurtmam
susmayı öğrettiler bana, konuşmak nasıldır..?
nasıldır, bir sesin içinde bağdaş kurup dinlenmek..?
yitirdiğim öpüşlerde yanıyor sevgilerim
söylesene, nasıldır bir yüreğin içinde demlenmek..?

ne zaman geldin yanıma da, dağıldı hüznüm
kaçarım değilsin, korkarım tutanım da
sen topraksın

30 Nisan 2009 Perşembe

Yağdıkça

Yerle yeksan, ıslak saçlı, kem gözlü,
Kavim göçlerinden bu yana ağlayan
Ve durmadan
Cep kanyağı yakıcılığında ezgiler
Çalan, çaldıran, yakalatan
Adı bende gizli bir kadındı İstanbul

Şehre bir yağmur yağdı
Ben ağladım

Sevilirken ayrılmak mı kaldı Bizanstan
Yalan dolan yoktu gözlerde sadece ses
Verilen sözler birdi edilen yeminler sıfır
Eşyalar alındı
Fotoğraflar söküldü yerlerinden
Bir aşkın izlerini yok edecek
Yeni bir aşk sipariş edildi yeniden

Bir şehre yağmur yağdı
Ben ağladım

Kim daha çok yalan söndürdü
Çay bardaklarında
Hangisi talandı demli öpücüklerin
Ve buğularda yitirilen kimin adıydı
Bir aşktan diğerine kaç saatte gidiliyordu
Soyulur muydu kabuğu hayatın
Yoksa bütün vitamini kabuğunda mıydı?

Yağmur şehre bir yağdı
Ben ağladım

Ben en çok seni götürdüm giderken
Aklımın nakliyesiydi asıl yoran taşıyıcıları
Yardan düşmüştüm
Yaralarım yardan armağandı
Ben sevmeyi beceremedim belki de sevilmeyi
Benim sevmeye engel evcil acılarım vardı

Ben yağmur ağladım bir şehre yağdı
Ben şehre ağladım bir yağmur yağdı
Ben bir ağladım şehre yağmur yağdı

Ben...
Yağmur...
Ağladım...

Yılmaz Erdoğan

13 Nisan 2009 Pazartesi

Periler Aşka Uçar

ne güzel çarşaflar sererdin aşka
üstünde serin kanatların yelken açardı
bir gün kim bağırdıysa uyandık birbirimizden
-deniz bitti, boğuluyorum, camı açsana!

denizin üstünde uyku yasaklandığından beri
karadayım, boğulsam da kırpmıyorum gözlerimi
her zaman benim gözlerim değil uykusuz
görüyorum beni okşayan gözlerinde ki geceyi

yakılacak öyle çok sır var ki bu ormanda
yine sen tutuştur, yine bir avuç suyun
uslandırsın deli çiçekleri ezen kötü sözleri
derim ki: - aşk varmış o perinin çırptığı her kanatta!

Haydar Ergülen

18 Mart 2009 Çarşamba

Photo

10 Mart 2009 Salı

Hürriyete doğru

Gün doğmadan, Deniz daha bembeyazken çıkacaksın yola. Kürekleri tutmanın şehveti avuçlarında,

İçinde bir iş görmenin saadeti, Gideceksin; Gideceksin iri pınarların çalkantısında.

Balıklar çıkacak yoluna karşıcı; Sevineceksin. Ağları silkeledikçe Deniz gelecek eline pul pul.

Ruhları sustuğu vakit martıların, Kayalıklardaki mezarlarında, Birden, Bir kıyamet kopacak ufuklarda.

Deniz kızlarımı dersin, kuşlar mı dersin; Bayramlar seyranlar mı dersin, şenlikler cümbüşler mi? Gelin alayları, teller,duvaklar, donanmalar mı ?

Ne duruyorsun be, at kendini denize;

Geride bekleyenin varmış, aldırma ; Görmüyor musun , her yanda hürriyet ;

Orhan Veli Kanık..

Not

Kimseyi blog listemden silmedim..
Liste yine kendi kendini yok etti..
Hatırlayabildiklerim bunlar...
delirtti bu liste derdi beni..kendini silmekten bıkmadı ben eklemekten bıktım..şablonda seçmiycem klasik , banal olsun yeteeeeeer...

09 Şubat 2009 Pazartesi

Cin

kalbimi okşayıp şişemden çıkan cin
bir dilek dilememi istedi
'' uyut beni cin ve hiç uyandırma'' ...

sakla beni cin;
uyuyuşlarımı sadece sen izle...

anla beni cin;
kalbimdekileri sadece kendin de gizle...

döngüsünü bozup şişesine girmedi cin
uzaklaştı ve gitti
yüz metre ileriden döndü ve baktı
o sırada bağırdım
'' uyut beni cin,uyandırma ''
avucumda zarf belirdi açtım ve okudum
'' uykumu kaçırdın sahip,seni nasıl uyutayım ''

19 Ocak 2009 Pazartesi

Sevemedi İstanbul bizi..

11 Ocak 2009 Pazar

Mmar Sinan Susuz Ev